21. Yüzyıl Cahiliyesinde Futbol: Oyunun Bahise Teslimi
https://www.yenimeram.com.tr/21-yuzyil-cahiliyesinde-futbol-oyunun-bahise-teslimi.htm
https://www.instagram.com/aliiset36?igsh=bnphdmxjd3FoNzU2
https://aliisett.blogspot.com/
https://www.facebook.com/share/1CFdePtJgR/
https://x.com/KDenizi53607
https://www.antoloji.com/uyeler/profilim/
https://t.me/alisetyazi
1000kitap.com/Aliiset
Cahiliye sadece taş putlara tapmak değildi.
Cahiliye, insanın yönünü şaşırmasıydı.
Bugün 21. yüzyılın cahiliyesi heykeller dikmiyor.
Ekranlar kuruyor.
Oran tabloları yayımlıyor.
Heyecanı kutsuyor.
Futbol, özünde meşru bir oyundur. Bedenî güç, disiplin ve dayanışma içerir. Spor; insanı diri tutar, toplumsal birlik duygusunu besler. Fakat modern çağ, futbolu masum zemininden çekip bahis ekonomisinin merkezine yerleştirdi. Böylece oyun, emeksiz kazanç arzusunun taşıyıcısına dönüştü.
Artık insanlar maçı izlemiyor;
kuponunu izliyor.
Gol sevincinin bile saflığı kayboldu. Sevinç artık takımın başarısına değil, yatırılan paranın katlanmasına bağlı. Futbol kalpten kopup hesaba bağlanınca spor ruhu yerini kazanç hırsına bırakıyor.
Kur’ân-ı Kerîm’de kumar (meysir) açıkça yasaklanır:
“Ey iman edenler! İçki, kumar… şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide 90)
Buradaki “kaçının” emri sadece yapmamayı değil, yaklaşmamayı ifade eder. Çünkü mesele sadece ekonomik zarar değildir. Aynı ayetin devamında kumarın iki temel sonucu belirtilir: kin ve düşmanlık üretmesi, insanı Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoyması.
Bugün futbol üzerinden işleyen bahis sistemi tam da bu iki sonucu üretmektedir.
Taraftar kavgaları, sosyal medya linçleri, hakaret dili, zaman zaman cinayetle sonuçlanan fanatik çatışmalar… Bunlar basit “heyecan” değildir. Bunlar yön kaybının işaretleridir.
Bakara Suresi 219’da ise kumarın psikolojik cazibesi kabul edilir:
“Onlarda bazı faydalar vardır; fakat günahları faydalarından daha büyüktür.”
Evet, heyecan vardır.
Evet, kazanma ihtimali vardır.
Ama zarar, faydayı aşmaktadır.
Modern insan sabretmeden kazanmak istiyor. Üretmeden elde etmek istiyor. Bahis sistemi tam da bu zaafa hitap ediyor. Her hafta yeni umut, her kayıpta telafi arzusu, her tutmayan kuponda “bir dahaki maç” beklentisi…
Bu artık oyun değil; döngüdür.
Daha vahimi, futbolun kutsallaştırılmasıdır. Bir insan tuttuğu takım için yalan söyleyebiliyor, hakaret edebiliyor, hatta şiddete başvurabiliyorsa; orada spor değil, kör aidiyet vardır.
İslam düşüncesinde put, insanı haktan uzaklaştıran her şeydir. Taştan olması gerekmez. Kalbi işgal eden, öncelikleri değiştiren, değer sıralamasını bozan her unsur modern bir put işlevi görebilir.
Eğer futbol:
– İbadeti erteletiyorsa,
– Aile huzurunu bozuyorsa,
– Borç ve bağımlılık üretiyorsa,
– Kardeşliği düşmanlığa çeviriyorsa,
orada masum bir eğlence kalmamıştır.
Mesele top değildir.
Mesele kalbin yönüdür.
yüzyıl cahiliyesi putlarını taşlardan yapmıyor.
Ekranlardan yapıyor.
Ve insan, oyunun heyecanına kapıldığını sanırken
hakikatten uzaklaşabiliyor.
Futbol yasaklanacak bir oyun değildir.
Fakat futbolun kumar düzenine teslim edilmesi, ahlâkî bir erozyondur.
Toplumu ayakta tutan şey heyecan değil;
adalet, kanaat ve istikamettir.
Çünkü mesele top değil, yönümüzdür.
Ve yönünü kaybeden toplumlar,
sonunda sadece oyunu değil, kendini de kaybeder.
Yorumlar
Yorum Gönder